» Lefkoşa'da Gezilecek yerler Lefkoşa'da Gezilecek yerler | Yurtdışı | Anasayfa
Kimine göre yavru vatan, kimine göre Akdeniz'de Türkiye'nin kalkanı, kimine göre kumar cenneti ama bilinmesi gereken bir şey var ki Kuzey Kıbrıs'ta binlerce yıl öncesine uzanan muhteşem bir tarihi geçmiş var.

Askerlik için 15 aya yakın bir zaman kaldım Kuzey Kıbrıs'ta fırsat buldukça gezmeme rağmen askerlikten sonra tekrar gitme gereği gördüm.  Adanın kuzey kısmında yer alan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti,  1974 yılında yapılan barış hareketi sonrası kurulduğunu hepimiz az çok hatırlarız. Adanın bir tarafından diğer tarafına bir kaç saatlik araç yolculuğu ile geçmek mümkün.

Gezimize ilk olarak Lefkoşa'dan başlamak istiyorum. Kuzey Kıbrıs'ın başkenti Lefkoşa'da gezilecek yerler arasında ilk olarak  Selimiye Cami'si olarak bildiğimiz St. Sophia Katedrali'nden başlıyoruz. St. Sophia Katedrali Kıbrıs'ta görebileceğiniz tek gotik mimari örneği denebilir. Osmanlı döneminde cami olarak kullanılan bu katedral  Lüzinyanlar tarafından inşa edilmiş. Sophia Katedrali bizim deyimimizle Selimiye Cami'sinde dikkatinizi çekecek en büyük detay Paris gezimizden tanıdığımız Notre Dame Katedrali'nin neredeyse aynısı olması. Katedral ilk olarak 1326 yılında ibadete açılmış ve ardından gelen Osmanlılar 1571 yılında Camiye çevrilir.

Lefkoşa

Lefkoşa gezimizin ikinci durağı ise Selimiye Cami'sinin hemen yanında bulunan Büyük han oluyor. Osmanlıların adaya geldiği 1571 yılından yaklaşık bir yıl sonra Kıbrıs halkından toplanan ilk vergi ile Kıbrıs Valisi tarafından inşa edilmiş. Kıbrıs'ta dönemin ve bugünün en büyük mimarili hanlarından birisi.  Han geçmişte birçok farklı amaç için kullanılmış örneğin Birleşik Krallığın adada hakim olduğu yıllarda önce hapishane ardından da fakirlere barınak olarak hizmet vermiş. 90lı yıllarda yapılan iyileştirme çalışmalarının ardından Lefkoşa'nın en önemli kültür sanat yerlerinden birisi olur.

Lefkoşa

Lefkoşa'da yine bir tarihi farlılıklarla geçmiş kiliseye gidiyoruz tahmin edeceğiniz gibi St. Nicholas Kilisesi. Nicholas Kilisesi tarihi kayıtlara göre 12nci yüzyılda Bizanslılar tarafından yapılır. Ardından gelen Lüzinyanlar kilisenin mimarisine gotik bir doku eklerler. Venedikler döneminde ise yeni değişiklikler yapılır ama sonrasında Yunan Ortodoks Metropolisi'ne verilir. Diğer kiliselere göre daha farklı bir mimariye sahip olmasının açıklaması sanırım her gelenin bir şeyler eklemesinden kaynaklanıyor. Osmanlılar Kıbrıs'ı fethettikten sonra  kumaş benzeri ürünlerin satıldığı çarşı ve depo olarak kullanılan kilise bugün Kıbrıs gezinizin bir parçası olmalı.

Lefkoşa

Lefkoşa gezimize bir müze ile devam etmek gerekirse en iyi seçim Derviş Paşa Konağı olacaktır. Bugün Etnografya Müzesi olarak kullanılan Derviş Paşa Konağı 1807 yılında inşa edilir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kurulmasının ardından 1975 yılında başlatılan kamulaştırma çalışmaları 1978 yılında son bulur ve 1979 yılından itibaren restorasyon çalışmaları başlar. Türkiye Cumhuriyeti'nin de yardımlarıyla 1988 yılında tamamlanan restorasyon çalışmalarının ardından Etnografya Müzesi olarak ziyaretçilere açılır. Konağın etrafı sur duvarlarına benzer yapı ile çevrili ve bina 2 kattan oluşmakta.

Venediklilerin 1567 yılında inşa ettikleri ve bugün Girne Kapısı olarak bildiğimiz tarihi yapı 1821 yılında Osmanlılar tarafından tadilat edilip Rum isyanını önlemek için gözlem kulesi olarak kullanılır. 1931 yılında kapıyı araç trafiğine açmak için her iki yanındaki surlar yıkılır. Bugün Lefkoşa Turizm Enformasyon Ofisi tarafından kullanılmakta.

Lefkoşa

Bugün Atatürk meydanı olarak andığımız meydanda yer alan Venedik Sütunu (Dikilitaş), Lefkoşa gezinizde görmeniz gereken bir diğer tarihi değer. Venedikliler tarafından 1550 yılında dikilen sütun Osmanlılar tarafından bulunduğu yerden kaldırılır ve Sarayönü Camisi'nin avlusuna konulur daha sonra İngilizlerin hakim olduğu dönemlerde yani 1915 yılında Sarayönü Camisi'nden alınarak eski yerine dikilir. 6 metre yüksekliği olan sütun kurşun renkli bir granitten yapılmış.

Lefkoşa'ya gidip Kumsal Şehitleri Anıtı'nı ziyaret etmeden dönmek olmaz. Barbarlık Müzesi'nin bahçesinde yer alan bu anıt Kumsal Katliamı'nda ölen 11 Kıbrıs Türk evladının anısına yapılır. Anıtın üzerinde şehitlerin resimleri yer alıyor.

Lefkoşa

  Barbarlık Müzesi'nde 1963 yılında katledilen Kıbrıs Türklerinin nasıl katledildiği hakkında bilgiler içeriyor. Siyah beyaz fotoğrafların sergilendiği Müze'de kadın erkek çocuk ayrıt etmeden öldürülen Kıbrıs Türklerinin hatıraları yaşatılmaya çalışıyor.

Lefkoşa'da ne yenir?
Lefkoşa'da yemek için zorluk çekmeyeceğiniz bir gerçek. Türkiye'den gelen turist sayısı hayli fazla olması, adada Türk askerinin hala var olmasından dolayı Türkiye'nin hemen her ilinde bulabileceğiniz yemek çeşitlerini bulabilirsiniz.

Lefkoşa

Lefkoşa'da konaklama?
Konaklama için oldukça fazla seçenek var. Siz nasıl bir tesiste konaklamak istediğinize karar vermeniz yeterli olacaktır. Otel seçimi konusunda sizlere yardımcı olabilecek internet sitelerinde araştırma yapabilir, müşteri memnuniyeti yüksek, fiyatı ekonomik tesisleri seçebilirsiniz. Biz bu seyahate çıkmadan önce www.hrs.com.tr'de araştırma yaparak doğru bir seçim yaptık sizin içinde iyi bir fikir olacaktır.

Ozer Utku tarafından 06 Aralık 2013 13:14:36 tarihinde gönderildi.
 » YORUMLAR
 » CEVAP YAZ

© 2013 HaberGezi.com
HaberGezi.com sitesinde yer alan tüm içerikler HaberGezi.com editörleri ve ziyaretçileri tarafından hazırlanmaktadır. Yazılı izin alınmadan kısmen dahi olsa kullanılması, başka sitelerde yayınlanması, medyada kullanılması yasaktır.